bir gece saçlarına dökülen yıldızları taradım,kucağıma süzüldü ayışığı
denizlerim vardı sonu gelmeyecek sandığım sende bulduğum özlediğim umutlarım vardı
ellerin vardı sevincime dokunan
birde tatlı bir buse yüzümde
eteğinde saklı bir cennet, cennetinde kır çiçekelri
eski masal dilberleri gibi
hani kaf dağının ardında bağdatın asma bahçeleri, salkımlarında gülüşlerin
bir gece saçlarına dökğülen yıldızlrı taradım, kucağıma süzüldü yakamoz
gül bahçelerinde vurdu ellerine titreyen şarkılar
bir mum alevinde buselerinin gölgesi
gölgesinde gözlerinin kokusu
kokusnda bir anne şevkati
eski masal dilberleri gibi
hani yakuttan çöllerin ardında sahranın serapları, rüyalarında gülüşlerin
bir gece saçlarına dökülen yıldızları taradım, kucağıma süzüldü mehtapların
dalgaların perçemlerine vurduğu masum çocuk
kollarında ısınır bu mutluluk oyunları
kimsenin söyleyemdiği şiirler senin için
ya da uzaktan bakınca rüyalarıma ilişen sesin
eski masal dilberleri gibi
hani istanbulun ardında bir güz yangınları,yedi tepesinde gülüşlerin
bir gece saçlarına dökülen yıldızları taradım, kucağıma süzüldü sevgilerin
hani sevginde değer bulan günahsız kumrular gibiydim....