Yollar Bir Başkaydı

Yollar bir başkaydı, mevsimlere düştüğünde bahar
Akşam sefalarında avuçlarına dolan dualardın sen
siyah beyaz bir resmin içinde kimi zaman bir gökkuşağı, kimi zaman bir rüya
En çok bir yağmurun serzenişiydin, tenine dokunan damlaydın mevsimlere düştüğünde bahar
Manzarası alcalı bir çöl sıcağıydı sana bakmak, kavrulurdu seraplar
İstanbuldu belki bir adın çamlıcadan süzülen, yada bir lale kokusuydu saçlarına bürünen bir mayıs sancısı
Nasıl bir şeydi sana susumak, kanatlarına sakladığın güzellikler için yaşamak...
Hani  kelebeğin ömrüne ömür katan bir gülüş,
Hani salacakta bir sandal sefasında birktirilen
Akıntılara yaslayıp, bir anasoyfa karesinde güllerin içinde ayırt edemediğim
Bir sağanak vakti bulutlarını unuttuğum istanbulda bir gülizardın sen…

   Bir yasemin büyütüp senin ismini vermek
   Yaşadıkça yaşamaya hevesli
çilek kokulu bir şarkı anlatıyordu belki de tebessümlerini
bir mum alevinde buselerinin gölgesi
eteğinde saklı bir cennet, cennetinde kır çiçekelri
hani kaf dağının ardında bağdatın asma bahçeleri, salkımlarında gülüşlerin
hani sevginde değer bulan günahsız kumrular gibiydik,
Sana hasret saatler, bir akrep bir yelkovan
Vurdumduymaz akıyor senin zamanlarına
Sen olduğun için doğuyor beklide bu şehre güneş,
Rüzgâr esmeyi unutuyor, yağmur düşmeyi yanaklarına…
Senin için yazılır, sen içindeyken yazılır türküler
Notalar susar,
Bu şehir ağıt olur, sen bir beste...

 

Kullanıcı girişi